alokasko-logo
alokasko-logo

Hekimlikte sorumluluk sigortası-1

Sorumluluk Sigortası

Sağlık sektörü tarafından değerlendirildiğinde mesleki sorumluluk sigortasının gerekliliğinin kabul edildiği görülmektedir. Hekimler gereken özeni göstererek hastanın sağlık durumunu korumak ve tedavi etmek üzere ellerinden geleni yaptıklarını belirtmekte, ancak yine de mesleki sorumluluk sigortaları olduğu için de kendilerini güvende hissettiklerini aktarmışlardır. Hata yapma riskinin ve sorumluluklarının farkında olarak sigorta ile ilgili detaylı bilgiye sahip olmasalar da sigortanın bulunmasının gerekli olduğu inancındadırlar.

Teminat kapsamının tatmin edici olmadığını düşünmektedirler. Meslek odaları ve sigorta müesseseleri tarafından detaylı ve yeterli bilgi verilmesine ve ikna edilmeye ihtiyaçları vardır. Sigortanın içeriğinin gelişmesine destek vermeye hazırlardır. Hekim mesleki sorumluluk sigortasının tespitlerinin yapılarak önerilerin geliştirilmesi için saha çalışmasının kapsamı genişletilerek tıp doktorlarına da uygulanması sağlanabilir.

 Meslek örgütleri, sağlık kurumları ve arabulucular ile vakaların derlenmesi, değerlendirilmesi yapılabilir. Sigorta şirketleri tarafında da hasar dosyalarının incelenmesi, hastalar tarafında gerçekleşen zararlar ve talep edilen tazminatların değerlendirilmesi ileride oluşabilecek zararlar ve karşılaşılabilecek tazminatlar konusunda fikir verebilir. Zararın oluşmadan önce tespit edilmesi için kurumlar ve sağlık personeli tarafında koruyucu ve önleyici eylem planları oluşturulabilir. Risk yönetimi yapılması ile oluşabilecek zararların önlenmesi ve/veya en az zarar ile hasta mağduriyetlerinin giderilmesi sağlanabilir.

Türkiye’de kayıtlı hekim sayısı ile poliçe sayısı kıyaslandığında zorunlu poliçeyi satın almamış olan hekimlerin olduğu tespit edilmiştir. Prim üretimleri ile dosya hasar tutarlarına bakıldığında, sigorta ürününü yıllar içinde zarar etmekte olduğu görülmüştür. Sektörde sigorta şirketlerini rahatlatmak üzere, Hazine Müsteşarlığı tarafından TKUİZMSS’nda bir düzenleme yapılmıştır. Toplanan primler ve hasarların tüm sigorta şirketleri arasında paylaştırılması kararlaştırılmıştır. Buna göre uygulama esasları tespit edilmiştir. Primlerin ve hasarların %50’si sigorta şirketleri arasında eşit olarak, kalanı da son üç yıldaki üretimleri oranında şirketler arasında paylaştırılacaktır İşlemleri düzenlemek ve takip etmek üzere bir sigorta şirketi tayin edilmiştir. Ancak bu düzenleme bu branştaki hasar/prim oranını düşürmeye yönelik olmamış,hasar ve primlerin sigorta şirketleri arasında paylaştırılmasını içermiştir.

Tıbbi kötü uygulama sonucu açılan hukuki davalarda, davanın ceza ve tazminat hukuku yönünden incelenmesi ve karara bağlanması özel ve/veya teknik bilgi gerektirdiğinden hakimler bilirkişilerin fikirlerine başvururlar. Bilirkişiler, “hekimin tıp kural ve gereklerine uygun davranıp davranmadığını tespit etmekle” yükümlüdür. Mahkemeye gerçekleri bulmak üzere durum tespiti yapar, dünyada kabul görmüş bilimsel gerçeklerle vakaları örtüştürerek tarafsız şekilde mahkemeye sunar. Tıbbi müdahale sonucu gerçekleşen zararın, müdahaleyi yapan sağlık personelinin eylemine bağlı olup olmadığını, aralarında neden-sonuç ilişkisi olup olmadığını ve sorumluluk sigortasını araştırır.

Tıbbi tedaviler-uygulamalar komplikasyon riski göz önünde bulundurarak yarar-zarar dengesi değerlendirilerek yapılır. Öngörülebilen risklerin sonuçlarına göre, tedavinin sağlayacağı yarar daha fazla ise tedaviden vazgeçilmez. Hekim, hastanın bilgisi dahilinde olması durumunda bu zararların ortaya çıkmasından sorumlu değildir.

Analizler ile sorumluluk sigortası

Hekimlerin yaklaşık olarak üçte biri (%34,6), bu konuya ilerleyen zamanlarda daha fazla önem vereceğini düşünmektedir. Bu sebeple tazminat tutarlarının şuandakinden daha yüksek olacağını tahmin ederek teminatın daha yüksek olmasının uygun olacağını düşünmektedirler. Diğer hekimler (%65,4) ise yakın zamanda bu durumu mümkün görmemektedirler. Sorumluluk sigortasını incelemeye devam edelim;

TKUİZMSS’nın primleri teminat tutarları ile karşılaştırıldığında yaklaşık binde bir oranına gelmektedir. Dünya ve Türkiye’deki sigortacılıkta prim oranlarına bakıldığında, bu oranın düşük olduğu gözlenmektedir. Ülkemizde hekimler kazançlarını, işlerinin gelişiminde kullanmak yerine daha çok özel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanmaktadır. Muayenehane, klinik, hastane açmanın standart şartları da incelendiğinde regülatörün hekimleri belirli asgari yatırımları yapmaya zorunlu tuttuğunu görmekteyiz. Alışkanlıklarından dolayı hekimler, teminat tutarına göre oldukça düşük oranda tutulan primleri dahi yüksek bulmaktadır (%29,7)

Yardımcı sağlık personeli ile ilgili hekimlerin istihdam sıkıntıları uzun zamandır süregelmektedir. İstenen seviyede eğitim almış ve/veya hekimin istediği seviyede yardımcı olabilecek personel bulabilmek oldukça güçtür. Bu sebeple hekimlerin yaklaşık üçte biri yardımcı personel için de sigortanın zorunlu olması gerektiğini belirtmişlerdir (%34,1). Diğer hekimler ise ya yardımcı personel kullanmamakta ya da uygulamalarında personelden daha az faydalanarak kendi ağırlıklarını ortaya koymaktadırlar (%65,9)

Sorumluluk sigortasının gerekli olduğunu düşünen hekimler (%65), yapacağı hatalı ve/veya eksik tıbbi uygulamanın bir şekilde ortaya çıkacağı inancında ve riskinin farkında olan hekimlerdir. Hekimlerin mesleki dayanışmalarının seviyesine güvenmemektedir. Hekimler kendi yaptıkları çalışmaların diğer hekimlerin çalışmalarına göre daha üstün olduğunu vurgulayacak şekilde pazarlama yapabilmektedir.

Bu risk hatalı ve/veya eksik tıbbi uygulamaları ve sonrasında tazminat taleplerini de doğuracağı için sigortalı olmanın gerekli olduğunu düşünmüşlerdir. Olumsuz yanıt veren hekimler (%19,6) ise meslektaşları ile aynı ve/veya daha iyi çalışmalar yaptıkları inancı ile tartışmaya gerek olmadığını düşünmektedirler. Hekimler, farklı uzmanların müdahale ettiği ve birbirini takip eden, birbirine bağlı müdahalelerde kendi risk ve hata paylarının hesaplanarak kendi çalışmalarından sorumlu olmak arzusu ile kurumların da sigorta yaptırmalarını istemektedir (%67). Bu şekilde hasta kurumdan tazminat talep edecek ve hekim kendi hatasına göre tazminata müdahil olacaktır.

Hekimlerin %22,4’ünün yaptığı hatalı ve/veya eksik tıbbi uygulamaların başkaları tarafından bilinmesinden endişe duyduğu gözlenmektedir. Sorumluluk sigortası nedeniyle vakalara daha defansif yaklaştığını beyan eden hekimler bu oranı oluşturmuştur. Hata yaparsa ortaya çıkacağı ve sonuçlarına katlanmak durumunda kalmaktan endişe duymaktadır. Diğer hekimler ise ya daha cesur davranmakta ya da hatalarının ortaya çıkmasından endişe duymamaktadır. Çekinik davranan hekimlerin tedbirini arttırma ihtiyacı duyarak, daha çok tetkike başvurduğunu beyan ettiğini görmekteyiz (%22,4). “TKUİZMSS yaptırdıktan sonra, teşhis koyarken daha çok tetkike başvurmaya başladım” sorusuna olumsuz (%58,1) ve karasız (%19,5) yanıt veren hekimler ise elinden geleni yaptığı inancındadır. Burada 97 daha çok tetkik yaparak tıbbi giderleri arttırmak istememe arzusunu da değerlendirebiliriz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer İçerikler

spot_img