alokasko-logo
alokasko-logo

Sigorta sözleşmelerinin 2 önemli kıstası

Bu makalemizde Türk Ticaret Kanunu Sigorta Hukuku konusunda yer alan sigorta sözleşmelerinin en önemli konularından kabul edilen sigorta ettirenin beyan yükümlülüğüne ilişkin hususlar ele alınmıştır. Sürekli edim borcu yükleyen sigorta sözleşmelerinde sözleşmenin tarafı olan sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü yerine getirilmediğinde sigorta ettirenin hak kayıpları hatta hakkından tamamen mahrum kalması söz konusu olabilmektedir Sigorta ettirene beyan yükümlülüğü sözleşmenin kurulması aşamasında, sözleşme devam etmekte iken ve sigorta sözleşmesinin rizikonun gerçekleşmesi ile sona ermesi gibi üç durumda yüklenmiştir.

Kanun koyucu kanunda yer alan her bir dönem için, her dönemde de farklı durumlar için ayrı ayrı düzenleme getirmiş olup, makalemizde kanun sıralamasına göre konular işlenmiştir. Sözleşmenin kurulmasından sona ermesine kadar olan beyan yükümlülüğünün ihlali açıklanmış, ihlali durumunda sonuçlarının neler olacağı detaylandırılmıştır. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için sigorta sözleşmesine ilişkin genel başlıklara makalemizde yer verilmiş, yargı kararları ile örneklendirilmiştir.

Sigorta sözleşmelerinde kişilerin korunması

Sigorta sözleşmeleri kişilerin korunmasına önem verdikleri ekonomik değerlerin zarar görmesinden kaynaklı olumsuz sonuçların topluma dağıtılması düşüncesinden doğmuş, iki tarafa borç yükleyen nitelikte olup, sigorta ettiren taraftan riskin sigortacıya devrinin ön görüldüğü buna karşılık sigortacının prim alacağının doğduğu sözleşmelerdir. Sigorta sözleşmeleri ön görülen süre boyunca sürekli borç ilişkisi doğurduğundan tarafların karşılıklı olarak dürüstlük kuralına uyma yükümlülüğü vardır. Dürüstlük kuralına uyma yükümlülüğü kanun koyucu tarafından genel kural olarak öngörülmemiştir.

Sigorta sözleşmesinin kurulması

Sigorta sözleşmesinin kurulması, devam etmesi ve sona ermesi hallerinde taraflara bu yükümlülüğün özel yansımalarını düzenlemiş, sigorta ettirenin en önemli yükümlülüklerinden olan beyan yükümlülüğü ayrıca belirtilmiş ve ihlali durumunda sonuçlarının ne olacağı açıklanmıştır. Bu makalede sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünü konu edinmekle, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için genelden özele doğru bir sıralamadan ayrılmamaya özen gösterilmiştir. Buna göre sigorta sözleşmesi kavramı tüm yönleri ile ele alınmış, sözleşmenin sigorta ettiren bölümü ağırlıklı olmak üzere taraflar incelenmiş, yine beyan yükümlülüğü ağırlıkta olmak üzere sigorta ettiren ve yükümlülükleri anlatılmış ve en nihayetinde beyan yükümlülüğünün sözleşmenin belirttiğimiz üç ayrı kısmındaki niteliği ve sonuçları ayrıntılı irdelenmiştir.

Sözleşmenin kurulması noktasında beyan yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile sigortacı rizikonun değerini edimleyecek, buna karşılık sigorta ettirenden rizikoyu taşıma külfeti karşılığında istediği primi talep edecek, sözleşmenin karşılıklı irade birlikteliği ile akdedilmesi durumunda şayet riziko gerçekleşirse zararın tazmini talep edebilecektir. Beyan yükümlülüğünün ihlal edilmesi durumunda ise sigorta ettirenin bir takım hak mahrumiyeti söz konusu olabilecektir. Sözleşme devam ediyorken de sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü devam edecek olup, buradaki husus sözleşme dengesinin bozulması durumunda bunun sigortacı lehine yeniden sağlanmasıdır. Bir takım çeşitli hususların bildirilmemesi halinde sigorta ettirenin müeyyide ile karşılaşma olasılığı doğacaktır. Sonunda riziko gerçekleştiğinde de sigorta yaptıranın meydana gelen rizikoyu sigorta firmasına ihbar etmelidir ki sigortacı gerekli önlem ve kanunun kendisine tanığı hakları kullanabilsin, ayrıca sigortalı de tazminatına kavuşabilsin.

Sigorta ettirenin sigorta sözleşmesinin rizikonun gerçekleşmesi ile sona ermesi durumundaki beyan yükümlülüğünün ihlalinin de sonuçlarını kanun düzenlemiştir. Kanun beyan yükümlülüğünü düzenlerken sigorta ettirenin teminat altına alınan sigorta konusuna daha yakın oluşu, durumunu en iyi onun bilebilecek olması gibi nedenler ile sigortacı lehine hükümler getiriyor olsa da, kanuni yükümlülüklerini bilen ve bu yükümlülüklerini yerine getiren sigorta ettirenin hiçbir hak kaybı olmayacağı gibi korunmasını istediği menfaatin zarar görmesi durumunda da hiçbir çekince ile karşılaşmaksızın duruma göre tazminatına ve yahut sigorta bedeline kavuşacaktır ta ki beyana ilişkin yükümlülükler ihlal edilmesin.

Makalemizde sözleşmenin belirttiğimiz üç dönemine ait beyan yükümlülüğü ayrı ayrı incelenecek olup, üç dönemin ortak özellikleri ile her bölümün kendine has olan durum ve özellikleri ayrıntılı incelenecektir. Başlangıçtaki bölümlerde sigorta sözleşmesi genel olan tüm yönleri açıklanacak ve beyan yükümlülüğüne ilişkin hususlar ilerleyen bölümlerde ayrıntılanacaktır.

Risk ve sigorta sözleşmeleri

Sigorta sözleşmelerinin özellikle zorunlu sigortaların yaygınlaşması sigorta ettirenlerin rizikonun gerçekleştiğinde sigorta bedelini alamayacağı endişesinin yaygınlaşması, sigorta ettirenlerin hak ve yükümlülüklerini bilememesi neticesinde sigorta yaptırmaktan çekinmeleri, sigorta ettirenlerin beyan yükümlülüğünü yerine getirmesi ile yükümlülüklerinin büyük çoğunluğunu yerine getirecek olması ve sigorta sözleşmelerinin yaygınlaşması ile konunun toplumca bilinmesinin artan önemi gibi nedenler araştırmanın önemini ortaya koymaktadır. Araştırmanın amacı ise beyan yükümlülüğünün sözleşmedeki zamanına göre belirlemesinin yapılması beyan yükümlülüğünün farklı zamanlardaki ihlalinin sonuçlarının belirlemesinin yapılması ve beyan yükümlülüğüne ilişkin okuyucu için tek kaynak sağlanması ve toplu şekilde sunulması şeklinde kendini ortaya koymaktadır.

Araştırma neticesinde 5 sigorta sözleşmesi akdetmek isteyenlerin hukuken kendine düşen yükümlülüklerin önemli bir kısmını oluşturan tez konumuzun anlaşılması neticesinde yaşanan tereddütlerin en aza indirilmesi sağlanacaktır. Sigorta sözleşmesinin güçsüz tarafı olan sigorta ettirenlerin kendilerine düşen külfetlerin yerine getirilmesi ile sigorta bedeli, sigorta tazminatına kavuşamama endişesi giderilmesi sağlamak da ayrı bir amaçtır. Görülen davalarda hukuk uygulayıcıları için yol gösterici nitelikte olan tezimiz sayesinde kanunun farklı durumlar için farklı müeyyide ya da haklar düzenlediğinden, bir başlık altında hangi durumlarda hangi hakların meydana geldiği sistematik şekilde aktarıldığından önemli bir yardımcı kaynak olacaktır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1401’inci maddesinde sigortacının, kişinin para ile menfaatini zarara uğratan tehlikenin, bir prim karşılığında, rizikonun meydana gelmesi halinde, tazmin etmeyi yükümlendiği ve yahut birkaç kişinin hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla veya hayat süreleri sebebiyle bir para ödemeyi ya da diğer edimler yükümlendiği sözleşmeler olarak tanımlanmıştır.

Sigortanın temel fonksiyonu sigortalı topluluğunun meydana gelen her bir Sigortanın temel fonksiyonu sigortalı topluluğunun meydana gelen her bir sigortalının uğramış olduğu zararı aynı topluluğu oluşturan diğer sigortalılara dağıtmaktır. Sigortalılardan birinin uğradığı zarar, diğer sigortalıların ödemiş olduğu primlerden karşılanır. Bahis ve kumarda da az önce anlatılan toplanan paraların fonda birikmesi ve fona para yatıran kişinin fondan yararlanması konusu benzerlik göstermekle birlikte fark şu noktadadır; kumar ve bahiste karın dağıtılması söz konusu olmakla birlikte, sigorta sözleşmelerinde zararın dağıtılması söz konusu olup karı dağıtma yasağı bulunmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer İçerikler

spot_img