alokasko-logo
alokasko-logo

Sigortada En 2 Önemli Husus; Kasko Hesaplama ve Yaşlılık Sigortası Hesaplama

Bu yazımızda müşterilerimiz tarafından sıklıkça sorulan iki konuyu tek makalede yazdık; Kasko hesaplaması ve yaşlılık sigortası hesaplaması.. Özellikle kaskoda uygun fiyat teklifleri sizleri beklediğini söylemekle yazımıza başlayabiliriz. Türk Sosyal güvenlik sistemindeki yaşlılık sigortasını bu yazımızda inceledik. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yaşlılık sigortası ile ilgili hükümlerini, getirdiği yenilikleri ve eskiye kıyasla oluşan farklılıkları ortaya koymayı amaçladık bu yazımızda. Yaşlılık; kişinin hayatının son döneminde karşılaştığı, çalışma gücünü belirli oranda kaybettiği, gelir azalmasına neden olan ve özellikle sağlık harcamalarının artışı yüzünden gider çoğalmasına yol açan sosyal bir risk olarak önümüze çıkar.

Ülkemiz, sosyal güvenlik sistemi ile bu riskin ve risklerin meydana getirebileceği maddi giderleri karşılamak amacıyla yaşlılık sigortası adı ile bir güvenceyi sigortalı çalışanlara sunmuştur. Ancak, sosyal güvenlik ödemelerinin önemli bir kısmını oluşturan yaşlılık aylığının, hangi yaştan itibaren ödenmesi gerektiği tartışma konusu olmuş ve yaş ile ilgili sınırlarında önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin temelinde mali olarak sıkıntıya/dara giren sosyal güvenlik sisteminin sürdürebilirliğini sağlamak bulunmaktadır.

Ülkemizde de yaş sınırları bir bakıma yükseltilmiş, yaşlılık aylığı hesaplama yöntemleri ve aylık bağlama oranlarını düşürülmüş ayrıca prim oranları yükseltilerek sosyal güvenlik sistemindeki sıkıntılar çözmek için uğraşılmıştır. Yaşlılık sigortasının unsuru, sigortalılara, gelirlerinin azaldığı ve giderlerinin arttığı yaşlılık döneminde yaşamlarını idame ettirebilecek şekilde bir maaş temini edebilmektir. Yaşlılık aylığına hak kazanabilmek, bir sigortalılık süresi içerisinde belirli miktarda prim ödemek ve bir yaşa gelmiş olmak koşullarına bağlıdır. Bazı durumlarda bu koşullarda değişiklikler olabilmektedir.

Özürlülerin durumu farklı koşullar içermektedir. Ya da çalışma şartları daha ağır olan işlerde çalışanlara tanınan fiili hizmet süresi, yurt dışı çalışmalarının karşılığındaki hizmet borçlanmaları ve koşulları etkileyen durumlardır. Bu yazıda genel koşullarla birlikte, bu gibi özel koşullara da yer verilmiştir.

Yaşlılık, ekonomik açıdan gelir kaybına ve sağlık harcamalarının artması nedeniyle gider artışına sebep açan toplumsal yönden sosyal güvenlik ihtiyacının en belirgin olarak kendini gösterdiği, en kapsamlı ve uzun bir sürece ihtiyaç gösteren toplumsal risktir. Bu nedenle farklı risklerle karşılaştırıldığında, dünya ülkelerinde ilk sırayı, yaşlılığın ekonomik zararlarını gidermeye yönelik programlar almaktadır.

Yaşlıların korunmasına ilişkin programlar başlangıçta parasal ve yönetsel güçlükler olmaksızın yürütülebiliyorken, değişen ekonomik koşullar altında, bunların ancak çok iyi planlanmış güçlü sosyal güvenlik sistemleri çerçevesinde yürütülebileceği anlaşılmaya başlanmıştır. Çeşitli yaş gruplarının geleneksel olarak oranları dikkate alındığında, yaşlıların nüfus içinde geniş yer tutmaya başlamasının da bu sonuca varılmasında etkili olduğu göylenebilir. Ortalama yaşam beklentisinin artması, iş piyasasındaki değişiklikler ve esnek ya da çalışma ilişkilerinin iş piyasasına hakim olması ile, cinsiyetin oynağı rol nedeniyle yardım sistemlerinin bu yeni durumlara uyum sağlaması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Yaşlılık, hayat süresinin doğal ve gelinmesi gereken son çağı olarak tanımlanabilirken, emeklilik olarak da adlandırılabilir. Belirli süre bir işe emek vermiş olan kişilerin bu çalışmalarının karşılığı olarak ödüllendirilmesi anlamında emeklilik aylığına kavuşmalarını da ifade ettiğinden, primli sosyal güvenlik sistemleri üzerinde kullanılabilir. Belirli bir süre çalışma ve sosyal güvenlik sistemine katkıda bulunmanın gerekli olmadığı primsiz rejimlerde ise emeklilik terimi maalesef ki kullanılmaz. Yaşlılık, sigortalanması gereken etkin riski; emeklilik ise bu riskin gerçekleşmesi durumunu etkin olarak ifade ettiğinden, riske karşı korumanın yaşlılık sigortası adı altında düzenlenmesi, bu durumun sonunda bağlanacak aylığın ise emeklilik aylığı olarak tanımlanması isabetli olmuştur elbette.

Yaşlıların korunması bakımından ülkemizde esas itibariyle sosyal sigorta sistemien etkin yöntem olarak uygulanmaktadır. Primli rejim olarak da adlandırılan bu sistemde kişilerin aktif dönemlerinde sosyal sigorta kapsamında işte çalışması ve prim ödemiş bulunması esas olduğundan bazı grupların sistem dışında kalması söz konusu olur. O nedenle kapsam sorunu emeklilik sistemindeki sorunların en başında gelmektedir. Sosyal güvenlik, tartışmasız bir ihtiyaç ve temel insan hakkı olarak tanımlanmaktadır doğal alarak.

Sosyal güvenlik uygulamalarında, iş kazası sigortasından sonra, ikinci sırada yer alan yaşlılık sigortası ve yaşlılık aylığı uygulaması da tartışılan konular arasında en başlarda gelmektedir. Yaşayan her insan için kaçınılmaz bir sosyal tehlike yaşlılık, bu çalışmada sadece primli sosyal güvenlik rejimi olan, sosyal sigortalar yönüyle ele alınmaktadır. Yaşlılıkla ortaya çıkan psikolojik, ve ekonomik sorunlar konumuzun dışında kalacaktır.

Dünyada ve Türkiye de Yaşlılık Sigortası

Dünyada emeklilik yaşı (yaşlılık sigortası), uzun zamandan beri tartışılan bir konu olmakla beraber, tartışılmaya devam edilecektir. Nüfusun artması, ortalama yaşam süresi beklentilerinin yükselmesi, bütün ülkelerdeki sosyal güvenlik sistemlerini zorlayan sebeplerdir. 1990’lı yıllarda sosyal güvenlik sistemleri krize girmiş ve bu kriz sonunda önemli bazı reformlar yapılmıştır. Dünyadaki krize paralel, Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemleri de krize girmiş, krizden çıkmak için belirli başlı reform adı altında birçok yasal değişiklikler yapılmıştır.

Reform çalışmalarının en önemli bileşeni, emeklilik sisteminin yapılandırılmasına ilişkin olanıdır. Reform çalışmaları tek emeklilik sisteminin kurulması üzerine temellendirilmiştir. Sistem emeklilik programının sürdürülebilirliği için, emeklilik yaşı, aylık bağlama oranı gibi konularda yeni esasları içermektedir. Dünyaya, Türkiye’de de Sosyal Güvenlik Kurumlarının açıklarının her yıl çığ gibi büyümesi ve zorunlu olarak bu açıkların bütçeden yapılan transferlerle kapatılmaya çalışılması, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı, sistemin sorunlarını çözmek içim, yeni bir sosyal güvenlik modeli arayışına yöneltmiştir.

Bu model “tek yasa” modeli olarak adlandırılmakta, bu modelde mevcut sosyal güvenlik kuruluşları tümüyle kaldırılarak, tek bir sosyal güvenlik kurumuna dönüştürülmekte ve sosyal güvenlik hakları da bir yasa içinde düzenlenmektedir. Bu amaçla çıkartılan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu tüm hükümleriyle yürürlüğe girmiş bulunmakta, Sosyal Güvenlik Sisteminde reform ile hedeflenen “sosyal güvenlik hakları açısından tek yasa” esası, ne yazık ki gerçekleştirilememiştir. 5510 sayılı Kanundan önce, 08.09.1999 tarihinde çıkartılan 4448 sayılı Kanunla, yaşlılık sigortası ile ilgili, sistemi başından sonuna kadar etkileyecek büyük değişiklikler yapılmış, kanun hükümlerinin uygulanması için oldukça karışık geçiş hükümleri getirilmiştir.

Kasko Hesaplama

Kasko hesaplama; araç marka, model ve üretim yılı doğrultusunda belirlenir ve aracınızın ortalama piyasa değerini belirtir. Yani aracın modeli, markası ve trafiğe çıkış yılı, aracınızın piyasa değerinde olduğu gibi kasko sigortasının fiyatını belirlemede de direkt olarak etkilidir.

Uygun fiyat teklifi almak için buraya gözatabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer İçerikler

spot_img